|
|
| Yazar | Mesaj |
Burch*
Nereden: Turkey Antalya |
#274558
2008-01-24 15:55 GMT
burç~.. |
Slothere
Nereden: Turkey Izmir |
#274575
2008-01-24 16:58 GMT
Son bölüm,
Chris yerden kalkmaya çalışıyordu. Kalmasıyla madenin duvarlarına fırlatılması bir olmuştu. Chris, - Roan dostum bu sen misin? Roan’dan hiçbir cevap gelmiyordu. Chris’in üzerine doğru yürüdü. Chris korku içersinde, - Roan cevap ver bana! Diye bağırıyordu. Roan Chris’in yanına iyice yaklaştı ve kılıcını çekerek tek bir hamlede Chris’e sapladı. Chris kanlar içersinde kalmıştı. Acılar içersinde inlordu. Kılıç tam kalbinin kenarına doğru isabet etmişti. Son bir nefes ile, - Roan bu sen ola… Cümlesini bitiremeden orada can verdi. Chris’i öldüren Roan’ın elindeki kılıç Chris’i öldürdükten sonra daha bir parlamaya başlamıştı, çünkü bu kılıç birisini öldürünce daha çok lanetlenip, güçleniyordu. Britain şehrinin halkı çok telaşlıydı. Yıllar öncesi olan şey tekrar oluyordu çünkü. Gökyüzü kapkara bulutlarla kaplı ve alevler içersindeydi. Halk panik içersindeydi. Lord British bütün muhafızlarını Britain şehrinde topladı ve bir açıklama yaptı, - Sevgili halkım, sanırım yıllar önce gerçekleşen olay tekrar gerçekleşiyor. Sanırım Tanrı eskiden tamamlayamadığı işi tamamlamak için geriye döndü. Ancak bu sefer sanırım bizzat kendisi indi Sosiara topraklarına. Çok büyük bir lanet ve güç ile karşı karşıyayız. Ben ve muhafızlarım sizleri korumak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. Bu lanet en son Minoc civarlarında görülmüş. Ve ardından, - Muhafızlarım! Koruma pozisyonu alın. Şehir’e bütün girişleri kapatın ve halkı güvenli bir yerde toparlayın! Minoc şehrinde de çok büyük bir panik vardı. Çünkü Roan Minoc şehrine girmişti. Geçtiği her yer alevler içersinde kalıyordu. Böyle büyük bir güce kim karşı gelebilirdi ki. Minoc şehrinde sağ insan kalmamıştı. Roan’ın yeni hedefi Britain şehriydi. Britain şehrine giderken geçtiği yerdeki bütün ağaçlar birden soluyor, geçtiği yollar alev alıyordu. Aradan çok geçmeden Roan Britain şehrine varmayı başarmıştı. Muhafızlar hemen ellerindeki yay ve oklar ile Roan’a saldırmaya çalıştılar. Ancak bu girişimleri başarısız oldu. Roan tek bir kılıç darbesi ile muhafızları tek tek öldürüyordu. Roan en sonunda Lord British’in kalesine varmayı başarmıştı. Artık çok az sayıda muhafız kalmıştı ve Britain şehri neredeyse tamamen yıkılmıştı. Kaledeki halk korku ve panik içersinde çığlıklar atıyorlardı. Kalenin bütün kapıları kapatılmıştı. Ama bu Roan’ın içeriye girmesini engelleyemezdi. Roan kılıcını duvara vurdu ve kalenin surları yavaş yavaş yıkılmaya başladı. Öldürdüğü kişi sayısı o kadar fazlaydı ki kılıcı artık karşı gelinemez bir güç ile donatılmıştı. Ve artık Roan Sosiara üzerinde kalan son insanların bulunduğu Lord British kalesindeydi. Etraf ok içersinde kalmıştı. Kalan bütün muhafız ve erkek olan halk ellerine yay ve ok almış Roan’ı okluyordu. Ama o oklardan hiçbir tanesi Roan’a işlemiyordu, ta ki bir tanesi dışında.. Gökyüzünden bir anda bembeyaz parlak bir ok Roan’ın sırtına saplanmıştı. Roan bir anda çığlık atmaya başladı. Bu oku atan kişi kim olabilirdi. Kim isabet ettirmişti bu oku? O kadar ok atan kişinin içersinde kimin oku bu kadar etkili ve isabet etmeyi başarmıştı. Oku atan kişi Xalor’du. Xalor Roan’ın başına böyle bir şeyler geleceğini nasıl tahmin edip buralara gelmişti? Nasıl yaşıyordu? Akıllarda sorulan soru çok fazlaydı. Xalor ikinci bir hamle ile bir büyü yaptı. Bu büyü sayesinde Roan bir anda hareketsiz kaldı. Xalor eline tekrar yayını alıp Roan’ın tam kalbine bir ok daha fırlattı. Bu ok ta tam isabet etmişti. Artık Roan acılar içersinde yere yığılmıştı. Lord British şaşkın bir halde içinden “Acaba zayıf yanlarını nereden biliyor bu?” diye geçiriyordu. Xalor Roan’ın yanına gidip Roan’la konuştu, - Lanetin seni bulacağını tahmin ediyordum. Küçüklükten beri üzerinde sanki bir koruma meleği seni koruyordu. Çok kaza ve beladan kurtuldun. Bunun bir tesadüf olmadığını tahmin ediyordum. Tanrı seni koruyordu ve zamanı gelince lanetini senin üzerinden Sosiara’ya geri getirmek istiyordu. Ve bir gün Chris aracılığı ile sana ulaştı ve laneti senin üzerinden Sosiara’ya indirmeyi başardı. Yıllar önce bu laneti yok ettim, şimdide aynı şekilde yok ediyorum. Elveda eski dostum, keşke böyle vedalaşmasaydık. Roan bir büyü daha yaptı. Yaptığı büyü ile çok büyük bir patlama oluştu. Lord British dahil herkez yere yığıldı. Çok şiddetli bir patlama oluştu ve bu patlamadan sonra gökyüzü tekrar eski maviliğine geri döndü ve Britain şehri hiçbir şey olmamış gibiydi, sanki evler yanmamış, yıkılmamış, ölen hiç kimse yokmuş gibiydi. Ölen insanlar tekrar canlandı. Ta ki bir tanesi hariç. Kurtulamayan tek kişi Chris'ti.
|
[Holygun]
Nereden: Turkey Karşıyaka |
#274595
2008-01-24 18:43 GMT
slot :d harbi bi gün buluşalım küçük parkta filan
merak ettim seni
Benim çakıl taşlarım var, gerektiğinde sieve analyse yaptığım. |
Kaankha
Nereden: Turkey İzmir |
#274672
2008-01-24 22:43 GMT
Bensiz küçükpark ha ünsaç hıh... Evden çok ordayım ztn
Nedim de gelsin :Pbu arada; Roan, - Öncelikle sizi tanıştırayım. Bu Roan benim çook eski bir dostum. (Bu Chris olcak) =)
|
[Holygun]
Nereden: Turkey Karşıyaka |
#274675
2008-01-24 22:46 GMT
Dayı finallerim bitti 1 ay it gibi dolaşıcam
izmirdeki son senem olabilir.
Benim çakıl taşlarım var, gerektiğinde sieve analyse yaptığım. |
Kaankha
Nereden: Turkey İzmir |
#274676
2008-01-24 22:50 GMT
Ünsaç bizi bırakıp gitme..
![]() Ya şaka maka yarın yapalım mı bişeyler.. (Msnden konuşmak varken :P Bi Otantic yapalım Daha yeni ordan geldim ya neyse.. Refik abiyi babamdan çok görüyorum :S)
|
Agor
Nereden: Turkey ev |
Süper ya Tebrikkler
|









merak ettim seni 

